Beled Suresi
Ey Metropolün adamı!
Şehrin dertleriyle boğuşan ve bu şehirde olup bitene şahit olan yürekli adam !
Bilesin ki biz, babadan oğula tüm insanları güçlüklere göğüs gerebilecek bir kapasitede yarattık.
Ancak İnsan, kimsenin kendi üzerinde güç sahibi olmadığını mı zannediyor?
Biriktirdiğine ve harcadığına mı güveniyor !
Zannediyor ki onu gören yok !
Oysa kendisinde varken iki göz !
Şükretmez ki verdik ona iki dudak arasında bir de dil !
Biz ona doğruyu ve yanlışı göstermedik mi !
Ama o, sarp yokuşa tırmanmayı denemedi...
Bilir misin nedir o sarp yokuş?
Tutsak boynu özgür kılmaktır.
Yokluktayken bile kendisi başkasını doyurmaktır.
Yoksuna yakın durmaktır.
Yere düştüyse kaldırmaktır.
İşte bu sarp yokuşa inanarak tırmananlara da destek olmaktır.
Bunlardır gerçek ebedi mutluluğu hakedenler.
Bu yokuşu tırmanmayanların ise sonu, içine yuvarlanıp düşecekleri korkunç bir ateş çukurudur.
Beled Suresi
Şehrin dertleriyle boğuşan ve bu şehirde olup bitene şahit olan yürekli adam !
Bilesin ki biz, babadan oğula tüm insanları güçlüklere göğüs gerebilecek bir kapasitede yarattık.
Ancak İnsan, kimsenin kendi üzerinde güç sahibi olmadığını mı zannediyor?
Biriktirdiğine ve harcadığına mı güveniyor !
Zannediyor ki onu gören yok !
Oysa kendisinde varken iki göz !
Şükretmez ki verdik ona iki dudak arasında bir de dil !
Biz ona doğruyu ve yanlışı göstermedik mi !
Ama o, sarp yokuşa tırmanmayı denemedi...
Bilir misin nedir o sarp yokuş?
Tutsak boynu özgür kılmaktır.
Yokluktayken bile kendisi başkasını doyurmaktır.
Yoksuna yakın durmaktır.
Yere düştüyse kaldırmaktır.
İşte bu sarp yokuşa inanarak tırmananlara da destek olmaktır.
Bunlardır gerçek ebedi mutluluğu hakedenler.
Bu yokuşu tırmanmayanların ise sonu, içine yuvarlanıp düşecekleri korkunç bir ateş çukurudur.
Beled Suresi