İnsanoğlu’nun en büyük buluşu nedir?
Kimi ateşi gösterir: Karanlığı yaran ilk kıvılcım, soğuğa karşı yakılmış büyük bir isyan. Kimi tekerleği öne sürer: Hareketin geometrisi, mesafelerin kayboluşu, zamanın kısalışı. Kimi yazıyı över: Hafızanın taşlara, kağıtlara ve zamana emanet edilişi. Kimi barınak der, kimi tarım, kimi metal, kimi makine, elektrik… Her biri, insanın dünyaya attığı bir imza gibidir. Her biri, “buradayım” diyen bir iz. Fakat bütün bu parlak buluşların arkasında, daha sessiz, daha derin bir kırılma noktası vardır. İnsan, bir gün göçebeliğin rüzgarından vazgeçip toprağa kök salmaya karar verdi. Yerleşik hayata geçti. Çadırın yerine duvar, ateşin başındaki hikayenin yerine sokaklar, meydanlar, pazarlar geldi. Toprak ekildi, ürün biçildi, fazlalık birikti. Ve fazlalık, zamanı doğurdu. İşte asıl buluş burada başladı. İnsan artık yalnızca hayatta kalmak için çalışmıyordu. Bazıları çiftçi oldu, bazıları demirci, bazıları tüccar, bazıları katip. Meslekler doğdu. Roller yazıldı. Toplum, görünmez bir sahneye dönüş...