Keloğlan'a Saç Ektirmek
Nuh’un gemisini arayan arkadaşlarla oturduk, çay içiyoz. Muhabbet uzadıkça uzadı. Zaten bu konular ne zaman açılsa konu uzar ama bir nihayete hiç varamaz ki ! Nuh’un gemisini bulamadığımız gibi Musa’nın da tam olarak denizi nerede ikiye yardığı, Yunus’u balığın nerede karaya bıraktığı, İbrahim'in nerede ateşe, Yusuf’un ise kuyuya atıldığı yerin niçin bulunamadığından girdik. Bir türlü işin içinden çıkamadık. Çıkamadık çünkü arkadaşlar, Kur’an’daki anlatıların tamamının mutlak surette rasyonel gerçeklik içerisindeki nesnel karşılığını bulmaya çalışıyordu. Böyle olunca da anlatının kendisinden çok, anlatının arkeolojik ve fiziksel izlerini arayan bir bakış açısı ortaya çıkıyor. Oysa burada asıl sorulması gereken soru, “Bu olay tam olarak nerede ve nasıl gerçekleşti?” sorusundan önce “Bu anlatı neyi hatırlatıyor, insana ne söylüyor ve hangi ahlaki hafızayı canlı tutuyor?” sorusudur. Algı dünyamıza kelam ilmi üzerinden yerleşen ve yüzyıllardır bir türlü çıkmayan “mucizenin nübüvvetin i...