Kayıtlar

Ah gözünü sevdiğim ilkel avcı toplayıcılar

Resim
- Ne yiyorsun ? - İncir - Bana da versene - Vermem, git kendin topla... Bu diyalog eminim avcı toplayıcı iken ilkel atalarımız arasında çok büyük bir sorun teşkil etmiyordu. NE olduysa Tarım'a geçip yerleşik hayata adım atınca oldu. Bir yere bağlı yaşamak hem besin ürünlerine bağlı yaşamayı zorunlu kıldı hemde bu besin ürünlerini depolama zorunluluğunu. Kendisi için ürettiği tahıl ürünleri, meyve ya da evcil hayvanlar yoluyla elde edilen besinleri biriktirmek zorunda kalan ilkel atalarımız ! bir süre sonra kendilerinin bulunduğu zaman dilimini sonrası içinde çalışmayı zorunlu kıldı. Önümüzde ki ay kış çok sert geçecek, ondan sonra bahar, sonra yine kış. Bu döngü tarım işçisini daha fazla çalışmaya zorladı. Bir diğer sorun da bu birikmişliğin diğer ilkel atalarımızın ! besin ihtiyacını üretmek ve çalışmak yerine talan, yağma, çalma yoluyla elde etme yolunu açtı. Tarım hayatı aynı zamanda iyi bir savunma biçimini de geliştirmek zorunda bıraktı. Doğa ile mücadele aynı zamanda diğer in...

Arka Koltukta Oturanlar

Resim
İki köylü, kış vakti kasabaya giderler, vakit de epeyce ilerlemişken köye dönmeye karar verirler ama kar kış tipi, yaya yolda kalırlar.. Herhalde burada donarak öleceğiz, diye düşünürken bir de bakmışlar ki uzaktan bir çift araba farı yaklaşıyor. Araba yaklaşmış, yaklaşmış, tam önlerinde durmuş. Kendilerini hemen arka koltuğa atmışlar ama o da ne ! Ne şoför koltuğunda ne de yan koltukta kimse yok! Üstelik araba da hareket etmeye başlamış, kendi kendine gidiyor. Korkuyla birbirlerine bakmışlar, yüzleri bembeyaz. Araba tam uçurum kenarından aşağıya düşecek camdan bir el içeri giriyor direksiyonu düzeltiyor araba yoluna devam ediyormuş. Hava o kadar kötüymüş ki dışarıyı görmek imkansız. Tam araba yan tarafa devrilecek camdan içeri bir el giriyor direksiyonu düzeltiyormuş. Böyle böyle köy meydanına kadar varmışlar. Araba durmuş, bizim iki kafadar kendilerini köy kahvesine zor atmışlar. Ahali soba etrafında bunları görünce hemen yer vermişler, tir tir titriyorlar, bir yandan olayı anlatıyor...

Pandemi, Deve ve Eskatoloji

Resim
   Yüzbinlerce yıl öncesinden süregelen yaşam mücadelesinin son dönemlerinde, insanlık için sıkıntılı ve zor bir süreç yaşanıyor. İlkel atalarımızın da bugünlerdekine benzer büyük ve küresel sıkıntılar yaşayıp yaşamadığını bilemeyiz ancak her insanın kendi kötü deneyimi ya da başına gelen bir yerel felaket, kendi kozmik kıyameti (eskatoloji) olarak yaşandığından, aslında hiç bir dönemin birbirinden farkı yok gibi duruyor.    İnsanoğlu diğer canlılara göre coğrafi alan hakimiyetini genişletip özellikle hayvanların yaşam alanını gasp ettikçe kusursuz işleyen bir sistemin de çarklarına çomak sokmuş oldu. Yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanlarla çok yakın temas içinde olması hayvanlardan insanlara geçen virüslerin daha yaygın olarak görülmesine sebep oldu. Daha önce yalnızca avlanmak için peşinden koştuğu bir çok hayvanı ya evcilleştiren ya da yalnızca avladığında yediği süre boyunca temas halinde kalan insan, yerleşik hayata geçince bu süreyi uzattı. Bunun yanında ...

Allah olaya el koydu

Resim
Coğrafyaları değiştiren ve sınırları çizen olgu genellikle siyasidir. Toplumların gözle görülmeyen sınırlarını şekillendiren bir diğer olgu ise kültürdür. Siyasi erk ve kültürel dinamikler ülkelerin sınırlarını, sınırları çizilmiş ülkeler ise dünyanın kaderini belirler'di, daha düne kadar... Allah'ın yeryüzünde işleyen bir Sünnetullah'ı var. Toplumlar kendi özlerindekini değiştirmedikçe onların durumu değiştirilmez. Çünkü Allah kendi eliyle bir değişiklik yaptığında o zaman irade devre dışı kalır ve İnsan olmanın bir ayrıcalığı kalmaz. Hal böyleyken Allah tamamen de yaşam olgusunun içinden çekilmiş değildir (Ayrıntılı bilgi için deus otiosus kavramı) O hayat olgusunun içinde daima vardır. Eli, gözü kulağı yoktur bizim gibi ama daima vardır. O kural koyucu, yasa yapıcı ve daima gözetleyicidir. Kur'anı Kerim'de bahsi geçen kıssalarda genellikle toplumların sınırı ve haddi aşması sonunda onların kıtlık, sel, deprem v.b olgularla sınandığı aktarılır. Bizler b...

İletken Duyarsızlık

Resim
    Dünyayı saran salgın nedeniyle hemen hemen herkes bugünlerde aynı kaygıyı yaşıyor; "Dünya hiç bu kadar kötü olmamıştı."  Emin olabilirsiniz ki bundan on yıl, belki de elli yıl sonra, Biz ve belki yüzlerce yıl sonra torunlarımız da aynı şeyi düşünüp söyleyecek. Gelecekte durum böyleyken geçmişte de aslında durum pek farklı değildi. Milattan önce de Antik Yunan duvarlarında benzer biçimlerde kaygıları yansıtan yazılar yer alıyordu. Peki ama hangisi en kötüsü? en eski mi, en güncel olan mı yoksa yarın olacaklar mı?      Buna karar verebilecek kadar uzun yaşayan hiç kimse olmadığına göre cevabı ortalama bir insan ömrü içinde aramak gerekiyor.      Son günlerde yaşadığımız kötü deneyimler her birimizin doğrudan psikolojisini etkiliyor. Sosyo- psikolojik durumumuz, gelecek kuşaklara aktaracağımız bir sendromun aslında günümüzde ortaya çıkan tezahürü. Belki de bizler, geçmişten gelen psikolojik sendromların buhranlarını hala yaşıyor ve üz...

Özgün Anlam ve Kur'an'ı bütünsel okuma

Resim
Kocaeli Kuran Halkaları, Hayırdaşlar ekibinin daveti üzerine ayda bir gerçekleşen sunumlardan sonucusunu bu çarşamba akşamı gerçekleştirdik. Gerek programa davet eden gerekse katılımları ile katkı sunan tüm kardeşlerime teşekkür ederim. Daha önce ki sunum programları

Kur'an okumanın Kur'ani sorunları

Resim
Kur'an dersi yapan kardeşlerimizin kanımca en büyük sorunu Kur'an okumalarıdır. O ne biçim laf ya ! O biçim laf abicim, bak dinle; Kur'anın içine doğduğu toplumun kültüründen , dini olgularından, ayetlerin zuhur olduğu psikolojik ortamdan, insanlığın geçmiş olduğu teolojik dini süreçten bi haber okursan Kur'an elinde sağa sola fırlattığın bir bıçak gibidir. Hem başkasını hem kendini yaralarsın ! Bir örnek verelim uzatmayalım; Mekke'de Muhammed a.s. kendi amca ve dayıları ile kuzen akraba talukatından oluşan Dar'un Nedve'ye karşı mücadele başladığında etrafındaki zayıflar, güçsüzler, Allah'ın izni ve Resul'ün önderliğinde Medine'ye göç ettiler. Burada Medinelilerden hürmet ve kardeşlik gören Muhacirler tam çifti çubuğu düzmüş rahata kavuşmuşken bir haber geldi: Medineye gelirken arkalarına bakmadan Mekke'de bıraktıkları tüm mal varlıklarını Ebu Süfyan Şam'a götürüp sattığını ve döndüğünü haber aldılar. Müslümanlar Muhammed a....